Pınar Hotiç ve Ceren Ceylan Ertaş ile Live to Bloom

4 min


Pınar Hotiç ve Ceren Ceylan Ertaş ile Live to Bloom

LivetoBloom’un kurucularından tescilli güzel ve iş kadını Pınar Hotiç ve Ceren Ceylan Ertaş ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. Kurumsal hayatın stresinden uzaklaşıp “iyi ve sağlıklı yaşam” mottosuna uygun yaşadıklarında yaşam kalitelerinin ne kadar çok arttığını fark eden iki muazzam kadının Türkiye’de farklı bir konsept ve bakış başlattıkları BloomFest ve 22 Şubat 2020 günü 13:00-17:00 arasında Nişantaşı Sofa Hotel The Hall’da gerçekleşecek BloomTalks hakkında merak edilenleri konuştuk.

Bloom Fest’in Ortaya Çıkışı

Sizi biraz tanıyabilir miyiz? Spor ve sağlıklı yaşam alanıyla ne kadar ilgili olduğunuzu biliyorum. Biraz kendinizden bahsedip okuyucularımıza Bloom Fest’in nasıl ortaya çıktığını, yıllardır üzerinde ne kadar konuşup düşündüğünüzü, nasıl ilham aldığınızı, hazırlık sürecini ve neler yaptığınızı anlatmanızı çok isterim.

Ben, 25 yıldır Türkiye ve yurtdışında pazarlama ve reklamcılık alanında çalışmış, yıllarca kendi yaratıcı ajansını  yönetmiş bütünsel marka ve pazarlama iletişimi danışmanıyım. 2016 yılında Institute for Integrative Nutrition’dan ( IIN) Bütünsel Sağlık Koçluğu sertifikası, ardından  Wellness Branding ve Mindfullness temelli stres azaltma eğitimleri aldım. Ceren’in Livetobloom’da yaptığı işleri beğeniyle takip ederken bir gün tanıştık ve birkaç görüşmeden sonra ortak hedef ve tutkularımız doğrultusunda güç ve deneyimlerimizi birleştirerek Bloomfest’i oluşturmaya karar verdik.

Ceren Ceylan Ertaç ise, kurumsal firmada çalıştığı yıllarda, daha iyi ve dengeli yaşamanın yöntemlerini ararken birtakım teknikler ile tanışmış. Bu tekniklerin, olumlu etkilerini fark etmesinin ardından hayatını “iyi yaşam” prensiplerine göre yönlendirmeye karar verip bilinçli bir sağlıklı yaşam farkındalığını, daha büyük kitlelere yayma isteği sonucunda Live To Bloom’u kurmaya karar vermiş.  

İkimizin ortak çalışması ile organize edilen BloomFest etkinliğinin ilki Mayıs 2019’da , ikincisi ise 23-24 Kasım 2019 tarihlerinde Akaretler’de düzenlendi. BloomFest, daha iyi bir yaşama sahip olmanızı sağlayan konularla ilgili farkındalık yaratmak, bilgilendirmek ve ilham vermek amacıyla  tutkuyla tasarlanmış Wellness deneyim etkinlikleri serisidir. Karşılıklı öğrenmek, yenilenmek ve sonsuz bir gelişim çemberi oluşturmak için, samimi ve benzersiz bir ortam yaratmayı hedefliyoruz. Sektörde benzer vizyon ve misyona sahip marka ve kişilerle iyi ortaklıklar kurarak güvenilir bir platform olarak iyi yaşam bilincine katkıda bulunmayı amaçlıyoruz.

BloomFest oluşumundan ve farkından bahseder misiniz?

“Daha iyi bir yaşam” hedefleyenler için wellness konseptinin tüm detaylarıyla işlendiği BloomFest’te alanlarında uzman isimler eşliğinde, katılımcılara bütünsel sağlık konularında yeni trendler ve günümüz ihtiyaçları doğrultusunda 2 tam günlük hem paneller, hem workshoplar hem de yepyeni marka deneyimleri sunuldu. Biz bu platformda, yaşamın farkındalığını ve mutluluğunu esas alan bireyler ve markalar için keyifli deneyimler oluşturmayı hedefledik.

İki gün boyunca devam eden etkinlikte yoga, meditasyon, mindfulness, reiki, dans, nefes teknikleri, aromaterapi, sağlıklı yeme-içme atölyeleri, uzmanlarla söyleşiler, astroloji, sürdürülebilirlik, finansal wellness ve holistik güzellik konularının yer aldığı etkinliğimizde iyi yaşama dair marka ve ürünlerin olduğu pozitif  ve güzel enerjili bir ortam yarattık.

Bir sonraki Bloom Fest’e gelecek olan ziyaretçilere neler önerirsiniz, doya doya deneyimlemeleri için sizce nereden başlamalılar?

Bir sonraki Bloomfest hazırlıklarına başladık.  Mart ayında duyurularını yapabilecek duruma geleceğiz. Katılımcılara güzel sürprizlerimiz olacak. Yepyeni markalar, konuşmacılar, uzmanlar ve deneyimler planlıyoruz. Bizi @Livetobloomcom ve @pinarhotic hesaplarından takip edebilirler. 

Bloom Fest kadınlara özel bir festival midir? Erkekler için de uygun mudur?

İyi ve sağlıklı yaşam aslında sadece kadınlara özel bir durum değil, o yüzden bu sefer erkek katılımcılarında artacağını düşünüyoruz.  Erkekler genelde bedensel aktiviteleri tercih ederken ruh ve zihin alanında da gelişmeleri artık daha çok takib eder hale geliyorlar. Bu durum her geçen gün artarak devam edecek.

22 Şubat tarihinde Bloom Fest’in güzellik ile ilgili ilk Bloom Talks’ı gerçekleştireceksiniz, katılımcıları nasıl bir etkinlik bekliyor? 

Bloomfest’i bitirir bitirmez, iyi yaşam ve bütünsel sağlıkla ilgili konuları işin uzmanlarıyla daha derinlemesine konuşmak ve çok özel deneyimler yaratmak amacıyla yeni bir talk serisi olan BLOOMTALKS ‘ u planladık.

 

BloomTalks’un ilk konusu:

İçten Dışa Sağlıklı Güzellik

 

Sağlıklı ve ışıldayan bir güzelliğe sahip olabilmenin adımlarını, bağırsak sağlığının cilt sağlığı üzerine etkilerini ve güzellik dünyasının son trendlerini 2 ayrı oturumda konuşacağımız  BLOOMTALKS ta sağlık ve güzellik dünyasının uzman isimlerinden merak ettiğiniz öneriler , birebir tanışma ve sohbet fırsatı, farklı marka deneyimleri , sağlıklı yiyecek, içecek ve sürprizler katılımcıları  bekliyor! Marka deneyimlerinde ise Dyson, Voonka Beauty ve Green Spa alanlarında katılımcılarla etkileşim sağlanacak.

 

Pınar Özdemir Hotiç, Ceren Ceylan Ertaç, ve Simge Kamacı moderatörlüğünde. gerçekleşecek  panellerde konuklarımız Rene Clinic ve Beauty Omelette markaları ortağı Nur Bilen Yavuzer ,  Eczacı ve Fitoterapist Elif Kaya, ve Dyson marka elçisi , saç stilisti Ahmet Çoban ile gerçekleşecek bu çok özel buluşmanın biletleri Biletino dan satılıyor. Bloomtalks, 22 Şubat ta Sofa Hotel , The Hall da Nişantaşı’nda gerçekleşecek. 

 

Siz  aynı zamanda 1991 Türkiye güzellik kraliçesisiniz. Ülkemizdeki güzellik algısı sizce nasıl bir noktada ?

Bu sorunun cevabı aslında uzun ve derin. Bu konuyla ilgili en çok derdi olan kişilerden biri benim aslında çünkü güzellik pek çok açıdan da engel koyan bir durum. Güzellik konusu tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de çok önemli. Dünyadaki Wellness yatırımlarının çok büyük bir miktarı güzellik uygulamaları ve ürünlerine ait durumda. Güzellik aslında göründüğünün ötesinde bir kavram ama hayatımıza sosyal medyanın da girmesiyle ve güzellikle ilgili çok teknolojik gelişme  de olduğundan bir süre daha görsellik ön planda olacak. Ben hep doğal ve kendi ışıltını çıkarabileceğin ve paylaşabileceğin güzellikten yana oldum . Yaşım ilerledikçe de aslında güzelliğin gençlikten geldiği fikrinden çok, güzelliğin iyi ve güzel bir yaşamdan geldiğini görmeye ve deneyimlemeye başladım.

 


Arkadaşlarınla paylaş!