Metabolizmanızı Ateşleyin!


Metabolizmanızı Ateşleyin!

Sağlıklı beslenmeyi yaşam biçimi haline getirmeye karar verdik veya fazla kilolarımızdan kurtulmak adına diyete başlayalım dedik. Her şey çok güzel giderken önümüze ufacık bir engel çıksa siz de hemen metabolizmanıza suç atarsınız değil mi ? 😀 Suç atmayın, yüklenmeyin biricik metabolizmanıza! Hem onun elinde değil ki; biyolojik + fizyolojik + çevresel birçok faktörden etkileniyor kendisi. Unutmayın ki, eğer biz metabolizmamızın gönlünü hoş tutarsak o da her konuda bize yardım eder.

Bazal metabolizma hızımızın; kalori yakma rolü (vücudumuzun enerji kullanım yeteneği) üzerinde etkisi olduğu doğrudur. Ancak bu durumun yanı sıra kontrol edilebilen dış faktörler ile metabolizmamızın etkilendiği unutulmamalıdır. ‘’Kontrol edilebilir’’ sözünden anlaşılacağı üzere iş başa düşüyor! Hadi gelin bu faktörleri birlikte tanıyalım, metabolizmamızın düzenli ve verimli işleyişi için elimizden ne geliyorsa yapalım ve sağlıklı yaşamımıza kavuşalım! 🙂

Metabolizmamızı Etkileyen Faktörler:

1. Yaş: Yaşlanmak doğal bir süreçtir, yaşımız ilerledikçe enerjiyi kullanma yeteneğimiz azalır ve haliyle metabolizma hızımız da yavaşlar. Ayrıca yaşlı bireylerde yaşlanmanın katabolik etkisi ile gözlenen kas kayıpları beraberinde genç bireylere oranla daha yavaş bir metabolizmayı meydana getirmektedir. Bu durumdan asla korkmayın, endişelenmeyin. Aksine her yaşın tadını ayrı ayrı çıkarın! Bizler bu süreci pozitif hale getirebiliriz, nasıl mı ? Hayatımıza spor, egzersiz, hareket ekleyerek! Daha yaşımız çok ilerlemeden hayatımıza katacağımız düzenli spor ile hem vücudumuzdaki katabolik sürece hem de metabolizmamızın yavaşlamasına meydan okuyabiliriz. Böylelikle vücüdumuz yaş ilerlese de belli başlı egzersizlere alışkın olduğundan yaşlılık döneminde de hareketliliğin devamlılığı için zorlanmayacaktır. Boşuna dememişler ‘’hareket bereket’’ diye! Bu sayede metabolizmamız yaşlılığın negatif etkisine karşı gelebilir. Siz siz olun mutlaka haftada 3-4 kez 30-40 dk egzersiz için kendinize zaman ayırın. Kaslarınız, metabolizmanız, tüm vücudunuz size minnettar kalacaktır. 🙂

2. Stres: Sinirlerimiz yıprandığında, yorgun düştüğünde vücudumuz kortizol salgılar. Kortizol ise adrenal sistemden salgılanan ve kilo alımı ile ilişkili olan bir hormondur. Bunun yanı sıra fazla stres hem ödeme hem de aşırı yeme isteğine sebep olabilir. Kilo alıp vermeyi geçtim, çok çok fazla stres çeşitli hastalıklara da yol açabilir. Gelin biz stresi geride bırakalım! Hayatımızdaki kontrol edilebilen stres faktörlerini şöyle güzelce sakinleştirelim. Trafik bizi rahatsız ediyorsa, açalım müziğimizi doyasıya eğlenelim! 🙂 Olaylara sakin, eğlenceli açılardan bakmayı öğrenelim. Spor yapmanın stresi nasııl güzel uzaklaştırdığından bahsetmiyorum bile! Yaşasın stressiz, dertsiz, tasasız, sağlıklı hayat! Eğer stresinizi yenemiyorsanız destek almaktan asla çekinmeyin, en doğal hakkınız. 🙂

3. Kötü/Yetersiz Uyku Alışkanlığı: 1 gece bile kalitesiz/yetersiz uyku, metabolizmamızın düzenli işleyişini etkileyebilir. Hatta bu durum devam ettiğinde beraberinde insulin direnci, sonrasında

diyabet + obezite oluşumu gözlenebilir. ‘’Hadi canım!’’ dediğinizi duyar gibiyim; ama kaliteli uyku bizler için çok önemli. (Ardından da kaliteli bir kahvaltı tabii 🙂 Eğer metabolizmamızın sorunsuz işlemesini istiyorsak her gece en az 7-9 saat uyumamız gerekmekte. ‘’Erken kalkan yol alır’’ sözünü unutmayalım hatta ‘’erken kalkanın metabolizması ateşlenir!’’ diye ekleyeyim. 🙂 Güne erken başlayıp kapanışı erken yapmak, metabolizmamızı mutlu etmek için oldukça ideal!

4. Egzersiz Yetersizliği: Spor sadece kalori yakmamıza değil, aynı zamanda (ve hatta özellikle) metabolizmamızın hızlanmasına yardımcı olur. 18-64 yaş arasındaki sağlıklı yetişkinlerin haftada en az 2.5-3 saat egzersiz yapmaları gerekmektedir. Yürüyüş olur, yüzme olur, evde egzersiz videoları izleyip uygulayarak olur yeterki bir hareket, bir canlılık olsun. 🙂 Seçim sizin. Böylelikle hem hem metabolizmamızı ateşleyeceğiz hem de iskelet sistemimizi güçlendireceğiz. Bonus sağlık faydalarını da unutmayıın. 🙂

5. Diyet Yapmak: Öğün atlamak ya da kalori kısıtlamak bizler için çözüm değil, asla olmadı… Öyleki bir süre sonra kilo verememeyi geçtim, metabolizmamızın düzenli çalışmasını da aksatmaya başlamış oluyoruz. Bu nedenle (eğer herhangi bir sağlık probleminiz yoksa) hem porsiyon kontrollü hem de az az, sık sık yiyerek beynimize sürekli besin alımını hissettirelim metabolizmamızı ateşleyelim. 🙂 Buna ek olarak yapılan çalışmalar kahve, yeşil çay gibi kafeinli içeceklerin ve biber gibi capsaicin içeren besinlerin metabolizma hızında minik de olsa bir artışa yardımcı olduğunu söylemektedir. Mesela bizler de ara öğünlerimize kahve, yeşil çay ekleyebiliriz. 🙂

6. İlaç Kullanımı: Tedavi amaçlı kullanılan bazı ilaçlar kilo vermeyi zorlaştırıp kilo kazanımına sebebiyet verebilir. Yapılan bir araştırmada; antidepresan ilaçlar kullanan katılımcıların kilo almaya daha eğilimli olduğu gözlemlenmiştir. Ancak bu demek değil ki aynı etki sizde de olsun. Yine de eğer böyle bir durum ile karşılaşırsanız doktorunuza danışmayı ihmal etmeyin.

7. Hava Koşulları: Evet, evet yanlış duymadınız bildiğiniz havadan, yağmurdan, soğuktan bahsediyorum. 🙂 Yapılan araştırmalar; soğuk iklimlerde yaşayan insanların vücutlarını daha ılık tutabilmek adına metabolizmalarının daha hızlı çalıştığını savunmakta. Bir diğer araştırma ise kötü, soğuk, kapalı hava koşullarının negatif ruh haline sebep olarak daha fazla besin tüketimi ve beraberinde kilo alımını getirdiğini söylemekte. Hal böyle iken ‘’havalar nasıl olursa olsun, bizim havamız güzel olsun!’’ der geçerim. 🙂 Sağlıklı beslenme + düzenli egzersiz ile bize her gün güneşli!

8. Hormonal Dengesizlik: Kilo vermeyi bir tık daha zorlaştıran bazı tıbbi koşullarımız vardır: hipotiroid (tiroid bezinin yeterince tiroid hormonu üretememesinden kaynaklanan ve beraberinde vücut fonksiyonlarının yavaşlaması + kilo alımını getirebilen rahatsızlık) gibi tiroid problemleri de bunlardan biridir. Erkeklerde, düşük testosteron hormonu da aynı etkiyi yaratabilmektedir. Eğer kilo kaybetmeyi hedefliyor ve bir türlü hedefinize ulaşamıyorsanız, mutlaka doktorunuza danışın. Gerekli tahlilleriniz doğrultusunda diyetisyeniniz ile sağlıklı beslenmenizi planlayın, her şey yoluna girecektir. 🙂

Özetleyecek olursak; hayatımıza düzenli egzersiz katalım, her gece yeterince uyuyalım, havayı ve stres yaratacak olayları takmayalım, öğün atlamadan sağlıklı beslenelim vee metabolizmamızı ateşleyelim! İşte sağlıklı yaşam ve mutlu metabolizmanın sırrını çözdük! Sağlıklı, enerjimizin bol olduğu günler! 🙂

Sponsorlu İçerik


Arkadaşlarınla paylaşmak ister misin?

İlginizi Çekebilir

Daha Fazla: Beslenme

Bunları Unutma