Kahvaltıda Yaptığımız 7 Yaygın Hata


Kahvaltıda yapılan 7 yaygın hata

Bir stajyer diyetisyen olarak iç rahatlığıyla iddia edebilirim ki kahvaltının beslenmemizde en önemli unsurlardan biri olduğu ve katien atlanmaması gereken bir öğün olduğunu düşünenler olarak çoğunluğu teşkil ediyoruz. Kahvaltı ‘güne başlama’ başlama öğünü olması yönüyle diyet süreçlerinde kilit noktadır. Zira kahvaltı etmek bizim metabolizmamıza ‘Ben uyandım artık çalışmaya, kalori yakmaya başlayabiliriz.’ deme şeklimizdir.

Kahvaltı ile ilgili çok yaygın bir yanılsama var ki bundan söz etmeden geçemeyeceğim. Kimi bireyler diyet süreçlerinde kahvaltı yapmayarak az kalori almayı ve böylece daha hızlı kilo vermeyi amaçlarlar. Bu şiddetle kaçınılması gereken bir yeme biçimidir. Uyandıktan sonraki yarım saat bir saat içinde mutlaka kahvaltı etmeliyiz ki metabolizmamız da çalışmaya başlayabilsin. Yakıt koymadığımız bir araba ile yolculuk yapmamız ne kadar mümkünse beslemediğimiz bir metabolizma ile kilo vermek ancak o kadar mümkündür. ‘Ne kadar aç kalırsam o kadar kolay kilo veririm.’ ve benzeri düşüncelerden var gücümüzle uzak durmalıyız. Kilo vermenin yolu kontrollü ve doğru şekilde BESLENMEKTEN geçer.

Eğer sağlıklı beslenmenin kahvaltıyı atlamamak anlamına geldiği konusunda anlaştıysak dilerseniz şimdi de kahvaltıda en sıklıkla yaptığımız yanlış seçimlerden konuşalım. Böylece doğru kahvaltıya, doğru beslenmeye, sağlığımızı tehdit etmeyen kilo kayıplarına bir adım daha yaklaşırız.

1) Kahvaltıda çok fazla miktarda karbonhidrat tüketmek!

  • Tüketmemiz gerekenin üzerinde bir miktarda karbonhidrat tüketmek -Kan şekeri düzeyimizi olumsuz etkiler.
  • İyi kolesterol olarak andığımız HDL değerinin azalmasına kötü kolesterol olarak andığımız LDL düzeyinin artmasına sebebiyet verebilir.
  • Obezite ile sonuçlanabilir.
  • Kalp hastalıkları riskini arttırır.

2) Kahvaltımızda YANLIŞ KARBONHİDRAT kaynaklarına yönelmek!

Türk kahvaltıları genellikle bir şölen olarak algılanır. Ve karbonhidrat kaynağı olarak simit, poğaça ve tabii meşhur böreklerimizin varlığını adeta bir ihtiyaç ve olmazsa olmaz olarak algılarız. Halbuki keyifli bir kahvaltı yapmanın tek yolu elbette ki bu saydığım karbonhidrat kaynaklarını tüketmek değildir.

3) Kahvaltıda yüksek miktarda yağ ihtiva eden yiyeceklere fazlaca yer vermek!

İnkar edemeyiz ki kızartmalara birçoğumuz bayılırız. ‘Ah şimdi bir patates kızartması olacaktı şu kahvaltıda!’ ve türevi hayıflanmaları sıklıkla duyarız ve hatta söyleriz. Fakat unutmamız gereken en önemli detay şu ki fazladan aldığımız yağlar vücudumuzda yağ olarak depolanmak. Değil kilo vermek bizi kilo alımlarına doğru sürüklemekte!

4) Kahvaltılarımızda proteine yer vermemek!

Kahvaltıyı es geçme meyili olan bireylerde daha yaygın rastlanan bir kahvaltı hatası olan bu durumdan da şiddetle kaçınmalıyız. Zira proteinden fakir bir öğünle güne başlamak hiç de iç açıcı bir fikir değildir. Proteinsiz beslenmenin en korkulası sonuçlarından biri KAS KAYBIDIR ki sanırım bunu hiçbirimiz istemeyiz….

Kahvaltımızda süt, yoğurt, yumurta, kefir türevi hatrı sayılır şekilde protein içeren bir besin tüketmek hem sağlığımızı hem diyet sürecimizi olumlu olarak etkileyecektir.

5) Kahvaltımızda POSAya yer vermemek!

Hepimizin sıklıkla duyduğumuz gibi diyet süreçlerinde sebze ve meyve tüketimi yüksek lif oranlarından ötürü en temel konulardan biridir. Bağırsak aktivitelerimizin durması veya aksaması kilo vermemizi olumsuz etkiler. Bu durumun cereyan etmemesi adına kahvaltımızda yeşillik, domates, salatalık gibi lif kaynaklarına muhakkak yer vermeliyiz.

6) Ekmeği düşman sanmak!

Bu madde ile 2. maddede sözü geçen ‘yanlış karbonhidrat tüketimi’ konusuna atıfta bulunuyorum. Karbonhidratsız ne kahvaltı ne de başka öğün düşünülemez. Fakat doğru karbonhidratı, doğru miktarda tüketmek oldukça önemlidir. Örneğin kahvaltıda kepek, çavdar veya tam buğday ekmeği tüketmek hem karbonhidat tüketimimizi sürdürür hem de metabolik aktivitelerimizi destekler.

7) Kahvaltıdan hemen önce, hemen sonra veya kahvaltı esnasında çay veya kahve tüketmek!

Kahvaltı yaptığımız anlara yakın süreçlerde çay kahve tüketimi aldığımız besinlerdeki demir emilimi olumsuz etkiler. Ayrıca bu durum gün içinde sindirim problemine neden olabileceğinden kaçınılması gerekenlerdendir.

Uzun lafın kısası, kahvaltısız güne başlamayalım, esmer ekmeği doğru porsiyonla tüketelim, yağı abartmayalım, sebzeye yer verelim ve böylece günümüze doğru başlamak suretiyle kilo vermeye ve sağlıklı beslenmeye bir adım daha yaklaşalım derim!

 

Sponsorlu İçerik