Doris Hofer: The Squat Girl

6 min


Doris Hofer, sosyal medyada The Squat Girl kullanıcı adıyla çok kısa sürede sağlıklı yaşam alanında adından söz ettirmeye başladı. İki çocuk annesi Doris’in beslenme şeklini, egzersiz programını ve günlük rutinlerini konuştuk.

1 Bu ay 41 yaşına geldin ama çok daha genç gösteriyorsun. Sırrın nedir?

Son derece klişe bir cevap olduğunu biliyorum ama kendime iyi bakıyorum. Sağlıklı yiyeceklerle besleniyorum ve spor yapıyorum. Yağsız ve şekersiz yiyecekler benim için iyi yiyeceklerdir. Sağlıklı beslenmeye bayılıyorum! Patates inanılmaz derecede sağlıklı olsaydı bile -ki kesinlikle değil- salatayı patates kızartmasına tercih ederdim. Bol miktarda sebze ve salatayla besleniyorum. Güne yulaf ya da chia pudingi yiyerek başlıyorum. Hafta sonları bol sebzeli ve peynirli dev gibi bir omlet yiyorum. Sağlam bir uyku çektiğim için yüksek enerjili bir güne başlarken ihtiyacım olan tek şey böyle bir kahvaltı oluyor. Bir insanın sağlıklı olup olmadığını ona bakarak anlayabilirsiniz. Burada sadece kilodan bahsetmiyorum. İnsan sağlıklı beslendiğinde ve kendisini iyi hissettiğinde yüzüne bir ışıltı geliyor. Ben hayatım boyunca paramı pahalı cilt kremlerine harcamadım. Bence güzellik insanın içinden gelen bir şey. Eğer sağlıklı beslenirseniz ve spor yaparsanız ne kadar yaşlı olursanız olun güzel görünürsünüz. Benim vücudum elbette mükemmel değil, hala bacaklarımın daha güçlü olmasını ve popomun daha yuvarlak olmasını istiyorum. Ancak vücudumu seviyorum ve ona saygı duyuyorum. Elbette bu hislerim insanlar tarafından anında hissediliyor. İnsan yaşlandıkça mükemmel olmak yerine, kendisinin en mükemmel halinde olması gerektiğinin daha önemli olduğunu anlıyor. Bir kere bunu kabullendiğiniz zaman rahatlıyorsunuz ve bu hisleriniz yüzünüze, hatta duruşunuza yansıyor. Sanırım eski ve yeni resimlerimi yan yana koyduğumda şunu görmeyi seviyorum: Kendimi, iç huzurumu ve stilimi bulmuşum. Kısacası 41 yaşında olmaktan ötürü çok mutluyum ve beni bekleyen yılları iple çekiyorum.

2 Spora nasıl ve nerede başladın?

Her zaman aktif bir hayatım vardı. Annem beni ve kız kardeşimi küçükken baleye vermişti. Baleye pek yetenekli olduğumu söyleyemeyeceğim ama çocukluktan gelen esnekliğimi bu şekilde korudum ve doğru bir postürde oturmayı öğrendim. Ergenlik yıllarımda çok kısa bir süre sporla uğraşmadım ama o zamanki farkı hemen ayırt edebilirsiniz. Şişkin bir suratım ve selülitlerim vardı. 20 yaşıma geldiğimde haftada 3 gün spor salonuna gitmeye başladım. Kısa bir süre sonra beni spor salonuna götüren erkek arkadaşımdan daha fazla antrenman yapmaya başladım. Antrenman yapmayı ilk gününden çok sevdim. Düşünsenize, 21 yaşından beri sürekli olarak antrenman yapıyorum ve hala bunu ilk günkü kadar çok seviyorum.

3 Hangi sporları yaptın, şuan hangi sporları düzenli olarak yapıyorsun?

Eskiden Kikboks yapmaya deli oluyordum ve haftada iki ders alıyordum. Ancak hocam Ahmet Kayretli Amerika’ya taşındı ve ben de başka bir hoca ile çalışmak durumunda kaldım. Yeni hocam iyi birisiydi ama bir süre sonra bizim spor salonumuza gelmeyi bıraktı. Ondan sonra çalışmaya başladığım yeni hoca bana hoşlanmadığım Muay Thai öğretmeye kalktı. Daha sonra hem hocamla anlaşamadığım hem de birebir derslere param yetişmediği için kikboks’u bıraktım. Bugünlerde uyguladığım antrenman programında dışarıda yürüyorum ve haftanın 4-5 günü ağırlık çalışıyorum. Bu aralar evde yogaya başlamayı düşünüyorum. Esnekliğimi artırmak istiyorum. Bakalım nasıl olacak.

4 Türkiye’ye gelmeye ve burada yaşamaya nasıl karar verdin?

Türkiye’ye eski eşim yüzünden geldim. Benim Türkiye’ye gelmem onun İsviçre’ye gelmesinden daha kolaydı. Bir de aşık olduğunuz zaman insanın ülkesini, ailesini, arkadaşlarını ve kariyerini geride bırakması çok daha kolay oluyor. Üstelik Türkiye’yi çok seviyordum. Buradaki hayatın çok daha heyecan verici olduğunu düşünüyorum ve aklınızda yeni fikirler varsa, Türkiye’de onları gerçekleştirmek için daha fazla imkanınız var. İsviçre son derece düzenli bir ülke ve oldukça rahat bir yer ancak bunun yanında kuralları hiçbir şekilde esnetemiyorsunuz ve hayat son derece sıkıcı!

5 Türkiye’de spor ve saglıklı yaşam sence ne durumda?

Bence insanların farkındalığı gün geçtikçe artıyor ve hayatlarında bir takım değişiklikler yapmak istiyorlar ancak kimse nereden başlaması gerektiğini bilmiyor. Sanırım insanların takip edebileceği türde bir sağlıklı yaşam akımı var. Mesela chia ve kinoayı ele alalım: Birkaç ay öncesine kadar bu ürünleri Türkiye’de bulamıyordunuz. Şimdi ise bu ürünleri internetten ya da büyük süpermarketlerden almanız mümkün. Elbette bir de insanları sağlıklı bir yaşama dönmeye iten ve içinde bulundukları durumlar var: Kampüste sağlıklı yiyecekler bulamadığı ve egzersize ayıracak vakti olmadığı için gün geçtikçe kilo alan öğrenciler; yüksek şeker riski ile karşı karşıya olduğu için doktorundan uyarı alan yaşlılar; doğum sonrası kilolarından bir türlü kurtulamayan iki çocuk annesi kadınlar; geceleri uyuyamayan ve aşırı sigara ile alkol tüketen başarılı müdürler… Bu insanların hepsi beslenme alışkanlıklarını değiştirmeleri ve spora başlamaları gerektiğinin bilincindeler.

6 Türk halkının daha sağlıklı beslenmesi için nelerden vazgeçmesi gerekiyor, hayatına neleri eklemesi gerekiyor?

Eğer hayatınızdan ekmek ve şekeri çıkartırsanız, zaten oldukça fazla miktarda kilo verirsiniz. Bunun yanında gündelik hayatınıza yürüyüş eklerseniz, işte o zaman gerçekten farkı görebileceğiniz bir yola girmişsiniz demektir. Büyük farklar yaratmak için bunun gibi küçük değişiklikler yapmanızı öneriyorum. İnsanların çoğu bana hayatlarından pirinç, makarna ve ekmeği çıkardıktan sonra daha enerjik olduklarını söylüyor. Basit karbonhidratlar insanı fiziksel ve zihinsel olarak yavaşlatıyor. Eminim siz de hayatınızda en az bir kere bol peynirli ve sucuklu bir pizza söyleyip yanında da kola yada şarap içtikten sonra üzerine tatlı olarak çikolata ya da dondurma yemiş ve sonra da yerinizden bile kıpırdayamayacak hale gelmişsinizdir. Ancak bunun yerine bir kase yulaf ve yanında taze meyve yemiş olsanız, üzerine de bir fincan çay içseniz, 2-3 saat sonrasında rahatlıkla koşuya çıkabilirsiniz.

7 Ne kadar zamandır vejetaryen besleniyorsun ve bu beslenme şekline geçmeye ne zaman nasıl karar verdin?

31 yıldır vejetaryenim ve hiçbir şekilde balık ya da et yemeyi düşünmüyorum. Et yemek istemediğime karar verdiğimde 10 yaşındaydım. Dağlara yürüyüş yapmaya gitmiştik ve dönüşte annem bize oldukça uzun bir mesafe yürüdüğümüz için ödül olsun diye dondurma almıştı. Dondurma yediğimiz restorandan çıktığımızda dışarıda parmaklıklı bir kamyon gördüm. İçinde beş tane koyun vardı. Dördünün kafası kesilmişti ve yanlarındaki beşinci koyun hala yaşıyordu. Hayattaki koyunun arkadaşlarının ölüsünü gördüğü fikri beni çok sarsmıştı. O gün anneme vejetaryen olmak istediğimi söyledim ve o da bana destek oldu. Yeteri kadar protein aldığımdan emin olmak için eve sürekli yoğurt, tofu ve peynir alırdı.

8 Kitabından bize biraz bahseder misin? Neler var içerisinde?

Hayatlarında bir değişiklik yapmak isteyen ama bir türlü nereden başlayacağını bilmeyenler için “Hayalindeki Sen” isimli bir kitap yazdım. Bu kitapta 20 adımda sağlıklı bir hayat stiline nasıl kavuşabileceğinizi anlatıyorum ve bir ay içinde sonuç alacağınızı garanti ediyorum. Aynı zamanda kitabın içinde en sevdiğim yemek tarifleri de var ve insanlara çok miktarda yemek yiyerek nasıl kilo kaybedebileceklerini gösteriyorum. Ayrıca kitabımda insanların evlerinde kolayca uygulayabilecekleri son derece basit antrenman rutinlerini de anlattım. Kitabın içinde bir de alışveriş listesi, haftalık hedefler tablosu, ödüllendirme sitemleri, insanların kendilerini nasıl motive edecekleri ve şeker krizine girdikleri zaman neler yapabilecekleri gibi faydalı bilgiler bulunuyor. Bunun yanında daha kişisel ölçekte takipçilerime destek verebildiğim ücretsiz bir uygulamam var. Bu uygulamayı Apple ve Play Store’dan indirebilirsiniz. Bu uygulamanın duvarında takipçilerimle birlikte yemek tariflerimizi paylaşıyoruz, birbirimizi motive ediyoruz ve destek oluyoruz. Ayrıca haftalık canlı yayınlarımda takipçilerim ile birlikte soru cevap yapıyoruz ve içlerinden en aktif olanlara çeşitli hediyeler veriyorum. Ayrıca Youtube kanalıma haftada iki tane yeni video yüklüyorum. Kısacası forma girmek isteyen birisi için gerekli bütün araçlar takipçilerimi hazır bir şekilde bekliyor. Benim programıma başladıktan sonra 16 ila 24 kilo arasında zayıflayan takipçilerim var.

9 Yeni projeler ve çalişmalar var mı? Bizimle paylasmak ister misin?

İnsanları bir televizyon programı ile eğlendirebilmek benim çocukluk hayalim. Şu anda beni çok heyecanlandıran bir proje üzerinde çalışıyorum. Umarım kısa bir süre sonra bu projeyi hayata geçirebiliriz. Blogum, kitabım ve videolarım ile geniş bir kitleye ulaştım ancak televizyon sayesinde çok daha fazla kişinin hayatında fark yaratabilirim. Bunun yanında insanlara sağlıklı bir hayat tarzının gerçekte ne kadar eğlenceli olabileceğini göstermek istiyorum. Sağlıklı insanlar diyet yapmaz, vücutları hakkında şikayet etmez, tonla sağlıklı gıda tüketir, spor yapmaya bayılır ve vücutlarını severler!


Arkadaşlarınla paylaş!