DNAFit ile Genetik Potansiyelini Keşfetmeye Hazır Mısın?


DNAFit ile Genetik Potansiyelini Keşfetmeye Hazır Mısın

Yazının başlığı dikkatini çekti mi? O zaman daha fazlası için arkana yaslan, eline çayını, kahveni al ve kendinle ilgili bilmediklerini keşfetmeye hazırlan. Umarım hayatında sana birşeyler katmış olup genetik bilimine farkındalığını arttırmış olurum.

İlk olarak DNA ve gen nedir, daha sonrada spor ve beslenme ile genlerin ilişkisini DNAFit genetik testi üzerinden ele alacağız. DNAFit’i ayrıntılı inceledikten sonra genetik biliminin spor ve beslenme üzerindeki etkilerini yakından tanıyacaksın. En başta vurgulamam gereken bir nokta DNAFit’i çeşitli kan testleri sonucu yorumlanan duyarlılık testleri ile karıştırmaman. Bu testlerin dönemsel geçerlilikleri vardır ve 3 ayda 1 tekrarlanması istenir. O dönemde beslendiğin besinlere göre bu sonuçların değişkenlik gösterip, o anki durumunu yansıtır. Fakat DNAFit bir genetik test olduğu için kişinin doğumundan ölümüne kadar değişmeyen genetik kodunu inceler. DNAFit’den sana bahsetmeden önce bu genetik testin neye dayandığını ve nasıl uygulandığını söylemem gerekir. Evet, DNAFit bir genetik test ve uygulanması için herhangi bir invaziv yöntem gerekmiyor.Sadece yanak içinden alacağın tükürük örneğin ile DNA’nda kodlu genlerindeki polimorfizmleri inceliyor. DNA, genler ve polimorfizm nedir peki diye merak ediyor olabilirsin ki eminim bu konu hakkında bilgin az da olsa vardır fakat bir de benden dinle isterim. DNA’nın açılımı Deoksiribonükleik asit.  DNA,  deoksiriboz şekeri, fosfat ve adındanda anlaşılacağı gibi nükleik asitlerden (adenin=A, timin=T, guanin=G ve sitozin=C) oluşur. DNA üzerindeki anlamlı dizilere ise “gen” diyoruz. Bizi oluşturan karakteristik yada fiziksel özelliklerimizi kodlayan bu genlerimizin bir kopyasını annemizden diğerini ise babamızdan alırız.

Peki DNA’mızı birbirine ne kadar benzediğini biliyor musun? Yani seninle ben veya şuan karşında, yanında oturan arkadaşın, dostun, sevgilin aslında ne kadar biririmizden farklı gözüküyoruz halbuki DNA’larımızın benzerlik oranı %99,9. Yani bizim bu kadar farklı özelliklerde olmamız %0,1’lik paydan kaynaklanıyor. Bu farklılıkların ortaya konulmasına katkı sağlayanlar arasında tek nükletoid polimorfizleri (SNP-single nucleotide polymorphism) de rol oynar. Sana bahsedeceğim DNAFit genetik testi de işte bu polimorfizmlere dayanıyor.

Genetik bilimi hangi konularla ilişkisi olabilir diye hiç düşündün mü? Aslında bu sorunun cevabında aklına gelebilecek herşeyin payı var. Hastalıklara yakalanma riskimiz, göz-saç rengimiz, saçlarımızın düz yada kıvırcık olması, ortalama boyumuz, karakteristik özelliklerimiz, obezite riskimiz, besin duyarlılıklarımız, davranış bozukluklarımız,  suçluların tayin edilmesi, doğmamış bebeklerin sağlık durumları ve daha da ötesi ortalama ömrümüz. Tüm bu ve bunun gibi belirteçlerin yanında özellikle son yıllarda yapılan çalışmalarda spor ve beslenme alanında genetiğin önemi fazlasıyla vurgulandı. Tabiki genetiğin yanında çevresel faktörlerinde (beslenme, hayat tarzın) önemi çok büyük. Hem genlerini tanımak hem de çevresel faktörlerini düzenlemek sana en iyi sonucu verecektir.

Spor ve beslenme alanındaki en çok çalışılan genleri bir araya toplayan en geniş kapsamlı kit; DNAFit. Dünyada 30 ülkede spor ve beslenme alanında en fazla geni inceleyerek liderliğini koruyor. DNAFit’in ülkemizle tanışması ise 2015 yılına dayanıyor. Bugüne kadar hem dünyada hemde ülkemizde sayısız başarılara imza attı. İngiliz asıllı bir firma olup İngiliz premier ligindeki futbol takımlarına, Olimpik sporculara genetik sonuçları doğrultusunda rehberlik etmekte. Sayısız fitness salonları ile (en büyük fitness klubü Dvaid Llyod öncülerinden) de iş birlikleri devam etmekte. Ülkemizde ise birinci ligdeki spor takımları ile çalışmaları oldu, spor klüpleri ve diyetisyenler ile işbirlikleri ise halen sürmekte ve büyüyerek devam etmekte.

DNAFit testini yaptırman için tabiki profesyonel sporcu olman tabiki gerekmiyor. Bu testi kendi kimlik numaran gibi görebilirsin. Herkesin hayatında 1 kez yaptırması yeterli olan bu test sana sayısız veri sunuyor. Tabiki kendin hakkında öğrendiklerini, nelerden uzak durup nelere yatkın olduğunu bilip bunu çevresel faktörlerle destekleyip hayatına uygularsan bu testten alacağın sonuç maksimum olur.

Yazının en başında da bahsettiğim gibi DNAFit sana sadece yanak içerisinden 1 dk boyunca toplayacağın tükürük örneğin ile iki rapor sunuyor; fitness ve beslenme. Şimdi bu raporların içeriklerine kısaca bakalım ve bizi birbirimizden ayıran özellikleri inceleyelim.

DNAFit fitness raporu aşağıdaki konu başlıklarını ayrıntılı olarak içerir.

  • Güç ve dayanıklılık potansiyeli: DNAFit raporunun göze ilk çarpan kısmı yüzde olarak verilen güç ve dayanıklılık oranların. Bu bölümde vücudunda, genlerin tarafından baskın olan hangi kas fibrillerine sahip olduğun, antrenmanlarının yüzde kaçının patlayıcı güç yüzde kaçınının dayanıklılık içermesi gerektiği, kuvvet antrenmanlarına ihtiyaç duyup duymadığın ve enerji metabolizman ayrıntılı olarak sana sunuluyor. Böylece bu bölümden öğrendiklerin ışığında genetik olarak hangi antrenmanlara daha yatkın olduğun nasıl çalışman gerektiği ve en iyi sonucu nasıl alabileceğini öğrenebilirsin.

 

  • Max VO2 kapasitesi: İskelet kaslarının kullandığı en yüksek oksijen hacim değeri, maksimum oksijen hacmi (VO2max) olarak tanımlanır. VO2max aerobik kapasitenin iyi bir göstergesidir ve fizyolojik olarak, pulmoner, kardiyovasküler ve nöromüsküler fonksiyonların bütünleşmesinin bir göstergesi olarak kabul edilir. Bu kapasitenin genetik açıdan hangi düzeyde olduğunu bilirsen ona göre kapasiteni arttırabilmen ve antrenmanlarından maksimum verimi almak için hangi antrenmaları yapman gerektiği öğrenebilirsin.

 

  • Toparlanma hızı: Egzersiz kadar sonrasındaki toparlanma sürecinde bir o kadar önemlidir. Egzersiz ve antrenmanlar sırasında vücudumuz strese girer ve oksidatif strese maruz kalır. Eğer bu stres kontrol altına alınmazsa DNA’a hasar verebilir. Herkesin toparlanma süresi genetik alt yapısı, antrenman şiddeti ve süresine göre değişkenlik gösterir. Genetik açıdan toparlanma süreni sana gösteren DNAFit ile bir sonraki antrenmana kendini hazırlayabilirsin. Bu süre zarfında hangi besinleri tüketmen gerektiği, antrenman sıklığının ne kadar olması gerektiğini öğrenip avantajını elinde tutabilirsin.

 

  • Sakatlık riski: Düzenli spor hayatı olanların korkulu rüyasıdır sakatlık. DNAFit, raporunun bu bölümünde kollajen genleri ve büyüme ve farklılaşma faktörlerini inceleniyor. Bazılarımız genetik olarak yumuşak bağ doku sakatlanmalarına, menüsküs, aşil tendonu, kıkırdak bağ doku gibi sakatlanmalara daha yatkınızdır ve bu anlamda önlemler almamız gerekmek. Yine hangi önlemleri almamız gerektiği ve beslenme ile kemik yapımızı ve kollajen sentezimizi nasıl güçlendirebileceğimizi öğrenebilirsin.

 

DNAFit beslenme raporu ise

  • Karbonhidrat duyarlılığı: DNAFit beslenme raporunun en dikkat çekici bölümlerinden biri karbonhidrat duyarlılığın ne derecede olduğunu öğrenmek! Çoğu kişinin hiç birşey yemiyorum ama yinede kilo alıyorum dediğini duyuyoruz yada bazılarımızın dünyaları da yese kilo almakta zorluk çektiğini de görüyoruz. İşte bu bölüm senin kilo yönetimin, tip-2 diabete yatkınlığın, obezite riskin ile ilişkili. Hangi tip karbonhidratları seçmen, kaç öğün beslenmen, kaliteli beslenerek hem kilo vermene yardımcı hemde vücudun için en ideal beslenme tipinin hangisi olması gerektiği ile ilgili bilgiler ile donatılmış.

 

  • Yağ duyarlılığı: Bu bölüm doymuş yağlara karşı duyarlılığın ile ilgilidir. Yağların depo edilmesi veya yakılması ile birlikte enerji olarak kullanılması, yemek yeme davranış bozuklukları, iç organlarda yağların depo edilmesi ile ilgilidir. Genetik açıdan yağ duyarlılığına göre kullanılması gereken ve uzak durulması gereken yağ tipleri kişiden kişiye göre değişkenlik gösterir.

 

  • Antioksidan ihtiyacı: Antioksidanlar vücudumuzun savunmadaki cephe hattıdır. Vücut tarafından üretilen serbest radikallerin hücre hasarına yol açmalarını önlemek için savaşırlar. Serbest radikallerin etkilerini nötralize ederler. Antioksidan olarak en çok bilinenler; vitamin A, C, E, beta-karoten ve likopendir. Herkesin alması gereken antioksidan ihtiyacı ise yine genetik özelliklerine göre değişkenlik gösterir. Bazılarımız için standart antioksidan alımı yeterli olurken bazılaırmızın bu miktarı arttırması gerekir. Peki ya senin ihtiyacın hangisi?

 

  • Omega-3 ihtiyacı: DNAFit raporundaki omega-3’ün en önemli rolü anti-inflamatuvar özellikte olan bir yağ asiti olmasıdır. Özellikle spor bölümünde yer alan toparlanma sürecine desteği büyüktür. Omega-3’te vücudumuz için gerekli olan ancak vücudumuz tarafından sentezlenemeyen esansiyel yağ asitlerindendir. O yüzden besinler ile diyetimize eklememiz gerekir. Aksi takdirde eksikliği ileride kronik hastalıklara yol aç EPA ve DHA en çok bilinen omega-3 tipleridir. Ayrıca kas-iskelet sistemi ve bağışıklık sistemi üzerinde faydalı etkileri bulunmaktadır. Kemiklerde kalsiyum toplanmasına destek olarak güçlenmelerini sağlar, eklem iltihabı ve kıkırdağa zarar veren enzim aktivitesinin azaltılması sağlayarak eklemlerde hassasiyeti önler.

 

  • D ve B vitamin ihtiyaçları: B vitamini DNA onarımında rol oynar. DNAFit raporunda yer alan B vitaminleri DNA ve protein sentezi için gerekli olan metil gruplarının temininden sorumlu metiyonin-homosistein yolağında görev alırlar. D vitamini  ise doku ve organlarda birçok metabolizmayı düzenleyen endojen olarak sentezlenebildiği gibi eksojen olarak da dışarıdan diyetle alınabilir. D vitamini eksikliği kas sistemindeki regülasyonun bozulmasına sebep olabilece­ğinden;  sakatlanmaların, stres kırıklarının ve tendon yapılarının bozulmalarına neden olabilmektedir. Senin ihtiyacın olan vitamin ihtiyaçların ise DNAFit raporunda normal veya yükselmiş olarak belirtilip, genlerine göre günlük tüketmen gereken miktar verilmektedir.

 

  • Detoks becerisi: Detoks denildiği zaman aklına sadece yeşil sıvılar ile beslenmek, katı besinden uzak durmak gibi düşünceler geliyor olabilir. Detoks yapmak için illa katı besinlerden uzak durman gerekmiyor detoks zaten vücudun doğal süreci olarak her gün senin için organlaırn tarafından (özellikle karaciğer) yapılıyor. Fakat burada önemli olan detoks genlerinden bazılarının delesyona (yani bir bölümünün silinmiş olması) uğramış olabileceğinden dolayı bu kabiliyetinin düşük olması olabilir. Bunun için detoks aşamalarındaki (faz-1 ve faz-2) genlerin inceleniyor ve bu doğal sürece nasıl katkıda bulunabileceğin açıklanıyor.

 

  • Tuz-kafein-alkol duyarlılığı: Yemeklerinde ekstra tuz kullanıyor musun? Tadına bile bakmadan eklediğin tuzların ilerede hipertansiyona yol açabilme potansiyelini DNAFit ile öğrenebilirsin. Kafein ise bazılarımızın vazgeçilmezi, güne başlama sebebi! Fakat maalesef hepimizde aynı etkiyi yapmıyor. Bazılarımız için anksiyete (kaygı bozuklukları), uykusuzluk hatta çarpıntı bile yapabiliyorken bazılarımızın ise spordan önce aldığı kafein doping etkisi bile gösterebiliyor. İşte bu çok yönlü etki gösteren kafein metabolizmanı DNAFit ile öğrenip günlük tüketmen gereken kafein miktarını keşfedebilirsin. Alkol metabolizması ise yine kişiden kişiye göre değişkenlik gösterir. Standart miktarda kullanılıldığında alkol, bazılarımız tarafından hızlı metabolize edip vücuttan atılması kolaylaşır. Aksine yavaş metabolize edenlerde ise dolaşımında uzun süre kalır. Yapılan araştırmalar sonucu kadınlar için günde 1, erkekler için ise 2 kadeh tüketilen alkol yavaş metabolize edenlerin kalp ve damar sağlıklarını HDL yani iyi kolestrol seviyesini yükselterek koruyor.

 

  • Laktoz toleransı: Laktoz şekeri süt ve süt ürünlerinde bulunan süt şekeri olarakta bilinen bir karbonhidrat türüdür. Bazılarımızın bu süt şekerini parçalayan laktaz enziminde meydana gelen polimorfizm laktoz şekerini parçalama yeteneğini ortadan kaldırır ve bu kişiler süt ve süt ürünlerini tükettiklerinde gaz, şişkinlik, karın ağrısı, diare vb sorunlar yaşarlar. Eğer sende bu tip problemleri yaşıyorsan laktoz toleransını DNAFit ile öğrenebilirsin.

 

  • Çölyak hastalığı geliştirme riski: Çölyak hastalığı geliştirme riskini öğrenebileceğin bu bölümde glutene karşı hassasiyetine karşı önlem alabilirsin. Tabiki bir kişinin çölyak hastası olup olmadığının tam tanısı ancak kolonoskopi ile doktoru tarafından konulabilir.Ancak genetik açıdan riskini öğrenmen ve ona göre beslenmen hastalığının görülmesini geciktirebilir.

Bu kadar ve daha fazlasını tek bir testte kapsayan DNAFit siparişini internet sitelerinden, www.dnafit.co ‘dan verebilirsin. Siparişin sonucu kargon evine veya iş yerine her nerdeysen olduğun yere geliyor. Testi uyguladıktan sonra kuryelerini arıyorsun ve yine olduğun yerden örneğin geri alınıyor. Test sonuçları ise yaklaşık en geç 3 hafta içerisinde e-posta adresine geliyor. Daha sonrasında ise DNAFit ekibi seninle iletişime geçiyor ve ofislerinde raporun ayrıntılı olarak sana anlatılıyor.

 

Miray Karayılan
Moleküler Biyolog ve Genetik Uzmanı
Klinik araştırma Uzmanı
Genetik Danışman
DNAFit Testi

Sponsorlu İçerik