DNAFit ile Antrenman Sonrası Toparlanma Hızını Öğrenmek İster Misin?


DnaFit Antrenman Sonrası

Evet! İçinden kim istemez ki diye soruyor olabilirsin. Haklısın da aslına kim istemez ki? Sportif performansı etkileyen en önemli faktörlerden biri genetiktir. Sporda genetik altyapının özellikle kuvvet, dayanıklılık, kas liflerinin tipi ve oranları ile akciğer kapasitesi, sakatlanma ve toparlanma ile ilişkisinin büyük olduğu bilimsel araştırmalarla gösterilmiştir. Tüm bunları ve daha fazlasını kapsayan genetik özelliklerini öğrenebileceğin bir test var; DNAFit! Kolaylıkla ulaşabileceğin elinin altında olan DNAFit genetik testinden hatırlarsan sana geçen ay bahsetmiştim. Yanak içerisindeki epitel hücrelerinden topladığın tükürük örneğinden DNA’nın analizi yapılıyor ve bizi birbirimizden ayıran genetik polimorfizm dediğimiz farklılıklar tespit ediliyor. DNAFit spor ve beslenme alanında kendi kulvarının en iyisi diyebilirim! Hem güvenilir, hem uygulaması kolay, hem 30’dan fazla ülkede devamlılığını ve liderliğini koruyor hem de gen yelpazesi çok geniş. Bir de uzman kadrosuyla sana DNAFit testinin sonucu yorumlanıyor ki işte o zaman aslında kendini tanıyorsun ve potansiyelini keşfediyorsun.
Gelelim DNAFit test raporunun toparlama bölümüne! Toparlanma, fitness rapor içeriğinin yalnızca bir kısmını oluşturuyor ama bana sorarsan DNAFit testi ile hayatında ufak dokunuşlarla nasıl büyük fayda göreceğini gösteren en önemli bölüm. Toparlanmanın amacı, organizmayı dinlendirmek veya egzersizden önceki şartlara yeniden hazırlanmaktır. Toparlanma, senin bir sonraki antrenmana kadar yenilenme oranını hızlandırır, yorgunluğu ve sakatlanma riskini azaltır. Aksi takdirde toparlanma süren yetersiz olduğu zaman vücudun antrenmanı tolere edememeye başlar ve performansın düşüşe geçer. İşte bu yüzden toparlanma çok önemlidir!
Spor yapan herkesin genelde bir antrenman rutini vardır ve egzersizlerini bu doğrultuda haftalık olarak programlarlar. Ancak unutulan bir şey var ki egzersiz yaptığımız kadar sonrasındaki toparlanma süreci de onun kadar önemlidir! Peki tüm bu haftalık planmalarını toparlanma sürenin farkında olarak mı yapıyorsun? Birçoğunuzun cevabı hayır, işte o yüzden istediğin sportif performansın altında kalıyor olabilirsin. Ertesi gün antrenmanını tekrarlayabilecek genetik altyapıya mı sahipsin yoksa toparlanman için vücuduna belirli bir süre izin mi vermen gerekiyor? Sürekli antrenman yaparak kendine zarar verme potansiyelin var mı? İşte bunların cevabı DNAFit genetik testinde gizli. Genetik şifreni kırmak istiyorsan yazıyı okumaya devam et derim.
Egzersize ilk başladığın zaman sonuçlarını hemen görmek istersin. Halbuki yeni bir egzersiz programına başladığında, egzersiz rutinin dışına çıktığında veya egzersiz süreni ve yoğunluğunu arttırdığında tüm bu fiziksel aktiviteler kaslarında ağrıya yol açar. Acı yoksa kazanç yok sözü sana motivasyon sağlayabilir fakat bunun üzerine gidersen ağrıların gün geçtikçe artar ve antrenmanlarında yeteri kadar ilerleme kaydedemezsin. Bunun sebebi vücudunun strese maruz kalması! Evet egzersiz yaptığın zaman vücudun oksidatif strese girer ve antrenmanlardan sonra vücuduna yeniden onarılması ve yapılandırılması için zaman vermezsen ciddi problemlerle karşılaşabilirsin.

Toparlanma süreni genlerin ile keşfet!
Hepimizin antrenman sonrası toparlanma süresi birbirinden farklıdır. Bu süre DNAFit ile çok yavaş, yavaş, orta, hızlı ve çok hızlı olarak karakterize edilmekte. Peki neden bu süreler neye göre birbirinden farklılık gösteriyor? Bunun altında yatan genetik sebep; egzersiz sırasında vücudumuzun maruz kaldığı serbest radikallere karşı verdiğimiz cevabın birbirimizden farklı olması. Bazılarımız genetik açıdan avantajlı olup ertesi gün antrenmana çıkabilirken bazılarımızın daha fazla dinleme süresine ihtiyacı vardır. Bu durumu toparlanma sürecini etkileyen pro-inflamatuvar dediğimiz hücre içi sinyal moleküllerinin salınımı meydana getirir. DNAFit raporunda toparlanma sürecini etkileyen toplam 7 gen inceleniyor. Bu genlerin vücuduna etkisi, ne kadar toparlanma süresine ihtiyacın olduğu ve nelere dikkat etmen gerektiği ayrıntıları ile inceleniyor. DNAFit, toparlanma süreni destekleyici ve hızlandırıcı ne gibi yöntemleri alman gerektiğini sana raporunda detaylı bir şekilde sunuyor.
Sakatlıkların en büyük sebeplerinden bir tanesi de toparlanma süreleri beklenmeden vücuda tekrar yüklenmektir. Bunun için toparlanma hızının yanı sıra sakatlık riskini belirleyen genetik faktörler de DNAFit ile analiz ediliyor.

Toparlanma süreni nasıl iyileştirebilirsin?
Burada en büyük rol antioksidanlara düşüyor. Antioksidanlar vücudumuzun savunmadaki cephe hattıdır. Vücut tarafından üretilen serbest radikallerin hücre hasarına yol açmalarını önlemeye yönelik savaşırlar. Serbest radikallerin etkilerini nötralize edip, oksidatif hasarı indirgerler.
Antioksidanlar, vücudumuz için son derece önemli bir yere sahiptir. Antioksidan olarak en çok bilinenler; vitamin A, C, E, beta-karoten ve likopendir. Bunlar daha çok küçük, sulu ve taneli meyvelerde (çilek, kiraz, dut vs), enginar gibi sebzelerde ve fındık gibi kuruyemişlerde bulunur. Yukarıda da bahsettiğim gibi yoğun egzersizler sırasında enerji ihtiyacı oksidatif stres yaratır. Bu durumu minimum zararla kapatmak için hem antremanlardan sonra hızlı toparlanmak istediğimizde hem de kas ağrılarını azaltmak istediğimiz noktada işte bu mucizevi antioksidanların faydaları devreye giriyor. Oksidatif stres ve serbest radikaller sadece ağır antremanlar sonrası üretilmezler. Aynı zamanda işlenmiş gıdalar, hava kirliliği ve psikolojik stresin varlığı da oksidatif stresin artmasına katkı sağlar. Eğer kendini yorgun, aşırı halsiz ve demotive hissediyorsan serbest radikaller iş başında olabilir. Diyetine antioksidan eklemen oksidatif stresini azaltman için bir çözüm olabilir. Peki ihtiyacın olan antioksidan miktarımı nasıl öğrenebilirim dersen DNAFit sana günlük olarak tüketmen gereken mikrobesin ihtiyaçlarını ayrı ayrı raporluyor.
Aynı zamanda anti-inflamatuvar özellikte olan omega-3 yağ asidi de toparlanma sürecinde rol oynar. Pro-inflamatuvar sitokinlerin baskılanması ve hücre DNA’sının hasar görmemesi için tüketmen gereken günlük omega-3 miktarını tıpkı antioksidan miktarları gibi DNAFit ile öğrenebilirsin. Antrenmandan sonra sıvı tüketiminin, masajın ve uyku düzeninin de toparlanma süreci için son derece önemli olduğunu aklından çıkarmaman gerekir.

Eğer egzersiz sonrası bunları ihmal edersen ve toparlanma süreni bilmeden bir sonraki antrenmanı planladıysan, beslenme desteğini ihmal ettiysen, bir sonraki egzersiz boyunca düşük enerjiyle çalışman genel antrenman planına zarar verir ve sakatlık riskine yol açar. Genlerini değiştiremeyeceğine göre çevresel faktörlerle yani antrenman, beslenme, hayat tarzın ve motivasyonunu çeşitlendirerek spor sonrası toparlanma sürecini iyileştirebilirsin. Tek yapman gereken vücudunun toparlanma süresini öğrenmek ve ona toparlanması için yeterli fırsatı tanımak!
DNAFit ile genetik kodunu kırmak için www.dnafit.co’dan testini bulunduğun yere sipariş verebilirsin. Böylece testini anında uygulayabilir ve genetik kodunu kırmak için ilk adımını atmış olursun. Sonuçlar geldiğinde genlerine uygun toparlanma süreni öğrenip antrenmanlarını düzenleyerek maksimum düzeyde verim almaya başlayacaksın!

Sponsorlu İçerik


Arkadaşlarınla paylaşmak ister misin?

İlginizi Çekebilir

Daha Fazla: DNAFit

Bunları Unutma