Başarı Hikayesi: Emel!

70 YILDIR KİLOLUYDUM, 4 YILDIR ZAYIF!!!


Zayiflama-Hikayesi-Emel

Yaş 74 

Boy 170

Toplamda ara vererek 15 yıl ama en aktif ve düzenli olarak 2013’den beri spor yapmakta.

3 çocuk sahibi olan Emel Hanım’ın çocuklarının yaşları 49-47-45.

Aynı zamanda 6 torun sahibi olan Emel’in;

En büyük torunu (22) fitness,

2 numaralı  torunu (19) Futbol  oynamakta ve  futbol hakemliği yapmakta.

3numaralı torunu (19) voleybal oynuyor.

4 numaralı torun (13) yarı profesyonel futbol,

5 numaralı(12)voleybol ve yüzme,

6 numaralı(10) futbol ve rugby oynamakta.

47 yaşındaki kızı body building ve fitness  yapmakta hatta bikini şampiyonalarına hazırlanmakta.

Şimdi sizlere hikayeye başlamadan soyağacındaki temel kadro ile tanıştırmak istedim ki;

7den 70 e spor kavramının somut örneği ile tanışmış olalım diye’. 2000 yılında geçirdiği menisküs ve iki kez ben aldırma ameliyatından başka vücudunda hiçbir operasyonu olmayan bu dev çınar ile hizmet verdiğim fitness salonunda 1 yıl önce yollarımız kesişti.

3 yıldır özel hoca ile çalışan Emel için hizmet vermek dışarıdan bakılan bakışların altında çokta kolay olmasada çok keyif verici. Etrafınızdaki spor yapan insanlardan bile ‘hocam kadın çok yaşlı ve kilolu siz ne yaptırdığınızın farkındamısınız? Şimdi bir şey gelicek başına, yapmayın gözünüzü seveyim’ tacizleri ile başarıya koşar adım devam etmek herzaman bu dünyadaki vizyonum oldu.

Zayiflama-Hikayesi-Emel-Hanim.jpg

Sonuçta Emel ölü değildi!

Felçli bile olabilirdi ama o ne felçli, ne de  ölü değil!

Günlük 20 bin adım hedefi onun içinde varolan bir eğlence. Bulaşıklarını makinaya dizdikten sonra mutfak tezgahında şınav çekmesi, evin koridorunda yürüyüşler yapması, her gün cardio için fitness salonuna gitmesi… İşte bunların hepsi başarının tesadüf olmadığını, çalışarak elde edildiğini gösteriyor.

Bir insanı sadece öldüğünde hareket ettiremezsiniz ya da içindeki umutlarını,heyecanlarını, hayallerini ve hedeflerini öldürdüğünüzde!

‘Sağlıklı olmak ve son nefesime kadar  HÜR  olmak için spor yapıyorum Seda’;

dediğinde aslında bizlere ışık olduğunun bizlere motive olduğunun farkındamı acaba diye sorgulamıştım.Şimdilerde sorgulamayı bırakıp inancımıza odaklandık. Çünkü,evet o bilinçli yapıyor. Hem de tüm olumsuz bakışlara rağmen pamuk rengi saçları, İstanbul hanımefendisi tavrı ve kolundaki nabız ölçerine bakarken ki salınımı ile.

İstanbulun tehlikeli yaşam şartları nedeni ile oturduğu muhitte bile yürüyüş yapamayan, kendini bilmez ve birşeyler bildiğini iddia eden ukala insan tiplemelerinden ötürü iletişime geçmek istemeyen aslında dünya canlısı bir kadının spor aşkını söndürmeye yetmemiş.

HAYATIMDAKİ EN ZAYIF HALİM 75KİLO. AAAA YOK YOK DOĞDUĞUMDA. ÇÜNKÜ O ZAMAN 4 KİLOYDUM!

‘Doğumum bile 4 kilo ile gerçekleşmiş Seda’. Ben hayatım boyunca kiloluydum. Son 4 yıldır zayıfım diyen Emel’in kilosunu hiç tartmadım. Ölçmedim, biçmedim. Buna çokta gerek yoktu. Bizim için kriter; kendi başına binip inebildiği  aracını kullanabilmesi, Torunlarını görmeye Amerika’ya gidebilmesi, temel ihtiyaçlarını kendinin halledebilmesi… Aynadaki kendini gördüğündeki mutluluğu. Dolabındaki giyilmeyi bekleyen kıyafetleri. İşte mutluluğu elde etmenin karşılığı bu kadarcıktı.

Bakıldığında 12 yaşlarındaki bir çocuktan daha hareketli, yetenekli ve enerjik bir Emel’den bahsediyorsak yeni nesilin gidişatına karşı biz başarıcaz demektir. Hedef rakamdan çok daha büyük.

Hedef mümkün olabilecek en sağlıklı şekle girmek ve orada kalabilmek

Tabiki de sadece bu kadarı yetmez Emel’e. Tabiki de güzel hayalleri ve hedefleri var.

Fitness gurularıyla tanıştığı bir Mikonos macerası var ki offff, muazzam.

Onu bu işte asıl tetikleyen güç ne ben ne de diğer hocası. Biz onu teşfik ettik zannedip motive olurken  meğer aslında o, yıllar önce arkadaşının hikayesi tarafından kamçılanarak gelmiş bize.

Kendi dilinden; 

‘1990’dan beri arkadaşım (#superbetty) olan ve çok iyi anlaştığım ve kendi de kilolu olan, ayrıca diabet ve tansiyon hastası olan bir arkadaşım eşi öldükten sonra komşusu olan ünlü eğitmen Lawrence Biscontini’nin teşviki ve onun gözetiminde spora başladı. (Yaklaşık 10-12 sene önce). Tansiyon problemi, diyabeti ve kiloları gitti, eğitmen sertifikaları aldı, taichi ve aqua hocalığı yaptığı gibi Bosu  firması sponsoru oldu. Ama en önemlisi şu anda 86 yaşında!

Bu arkadaşımın teşviki ile 2013 yılında Mykonos’da yaptıkları bir toplantıya katıldım ve dünyanın en pozitif fitness guruları ile bir hafta beraber çalıştım. Yaydıkları pozitif enerji bana ivme kattı.’

Dediiii ve tam 1 yıldır benim ve bir diğer hocasının gözetiminde haftada 5 gün gym, cardio, box yapıp, yüzüyor. Bosu topunu bilmeyenler için; topu ikiye böldüğünüzü ve alt kısmının düz bir materyalden üst kısmınında silindir şeklinde bastığında denge kaybı yaşatabilecek bir yumuşaklıkta olduğunu düşünün. Bakıldığında çok zor olmasa da üstüne çıktığınızda durmakta zorlanabilir ve hareket edemeyebilirsiniz. İşte bu çağın buluşu materyalin üstüne çıkabilmek bile bizim zamanımızı alsada bu ufak bir ayrıntı kaldı artık.

Çünkü şuan üstünde yaptığı hareketler ile birlikte bir dans etmediği kaldı Emel’in!

86 yaşındaki Betty bunu yapıyorsa ve Amerika malı bosu ona sponsor olup dünya çapında eğitmenlik sertikası verebilecek eğitime ulaştırıp, yüzlerce insana ilham olabilecek boyuta çıkarabiliyorsa  75 yaşındaki EMEL hay hay tabiki de yapabilirrrrr….

NEVER GIVE UP

 

Sponsorlu İçerik


Arkadaşlarınla paylaşmak ister misin?

İlginizi Çekebilir

Daha Fazla: FORMA GİR

Bunları Unutma