2017 Yılının Yıldız Adayı Besinleri

6 Dakikada Oku


1 Matcha Çayı

matcha-cayi
Matcha, içinden sağlık fışkıran çay olarak tabir edilen, sadece Japonya’ya özgü olan, yeşil çayın toz formudur. Matcha, 1000 yıldır Japon Budistlerce bilinen ve meditasyon öncesi konsantrasyonu güçlendirmek, bedeni arındırmaya yardımcı olmak ve saf enerji almak için içilmektedir. Yapraklarının toplanmadan önce 2 hafta ila 4 hafta arasında gölgede bırakılmasının sebebi, bitkinin daha fazla klorofil salgılamasını sağlamaktır. Klorofil, çaya parlak yeşil rengini verirken, hem kuvvetli bir tada sahip olmasını hem de yüksek oranda antioksidan içermesini sağlar. Matcha aynı zamanda A, B, C, E vitaminleri ve karoten içermektedir. ORAC (oksijen radikal emme kapasitesi) göre matcha çayı birçok meyve ve sebzeden antioksidan açısından daha zengindir.
Matcha çayı genellikle Gyokuro cinsi çayın yapraklarından elde edilir. Usucha ve koicha adlı iki türü vardır. Koicha, en az 30 yaşında olan bitkilerin ilk hasatından elde edilir. Usucha ise 30 yaşından daha küçük olan bitkilerin yapraklarıdır. Çay yaprakları toplandıktan sonra buhara maruz bırakılır, kurutulur, sap, damar ve diğer fazlalıkların ayrıldığı bir işlemden geçirilir. Genellikle el değirmeni ile çok yavaş bir şekilde toz haline getirilir ve yaklaşık 3 saat sürer. Daha hızlı yapılan işlemler, çayda istenmeyen bir yanık tadı oluşturur. Matchayı içerken demlemeye gerek yoktur. Çayın ince tozu, ‘chasen’ adı verilen özel bir bambu alet kullanarak su ile çırpılır ve köpüklü bir içecek elde edilir.
Sadece genç, taze ve en kaliteli yaprakları kullanıldığından, matcha tüm yeşil çayların içinde en çok besin değerine sahip olan çay olarak ön plana çıkmaktadır ve içildiğinde tüm yeşil çay yapraklarını da tüketmiş olursunuz. Toz halinde tüketildiği için demleme yaprak yeşil çaydan 10 kat daha fazla etkili olduğu kanıtlanmıştır. Yani 1 bardak Matcha çayı, 10 bardak yaprak yeşil çaya bedeldir. Yeşil çaydan daha yüksek oranda konsantre kafein içerir. Kahve severlere yeni bir kafein alternatifi olarak karşımıza çıkmaktadır.
Düzenli tüketildiğinde kan şekerini dengeleyici, toksin atıcı, yağ yakıcı, kolesterol düşürücü, bağışıklık sistemini güçlendirici, güçlü anti-viral ve anti-bakteriyel etkilerini göstermektedir. Matcha çayı, özellikle yüksek oranda Epigallokateşin 3 gallat (EGCG) adında bir antioksidan içerir. En önemlisi, EGCG ve diğer kateşinler, hücre ve DNA hasarına yol açabilen serbest radikallerin etkilerini ortadan kaldırır ve kanser hücreleri ile savaşırlar. 2003 yılında, “Journal of Chromatography”de yayınlanan bir çalışma, matchanın içeriğindeki EGCG konsantrasyonun, satılan birçok popüler yeşil çaydan 137 kat daha güçlü olduğunu ortaya çıkarmıştır. Özellikle göğüs ve prostat kanseri riskini azalttığı için hem kadın hem de erkekler tarafından tercih edilmesi önerilir. Matcha, Alzheimer önleyici etki gösteren bir amino asit olan L-Theanine bakımından oldukça zengindir. Bu amino asit, tüm çaylarda mevcutken, matcha çayındaki miktarı, siyah ve yeşil çaydan 5 kat daha fazladır.

2 Moringa

moringa-bitkisi
Mucize ağaç olarak adlandırılan moringa ağacı köklerinden çiçeklerine kadar, binlerce yıldır tedavi amacıyla kullanılmaktadır. Ana vatanı Himalaya eteklerindeki Kuzey Hindistan bölgeleri olmakla birlikte şu anda dünyanın pek çok bölgesinde yetiştirilmeye başlanmıştır. 
Özellikle Meksika bölgesinde sıklıkla kullanılan moringa, son derece besleyici, yüksek antioksidan özellikleri olan, bütünüyle tüketilebilen vitaminler ve minerallerce zengin, sağlığı geliştirici, hastalıklara karşı koruyucu, güzelliği destekleyen, anti-aging özellikleri bulunan tam bir süper besindir.
Hint hekimler tarafından kalp hastalıkları, diyabet, yüksek tansiyon, çeşitli kanser, enfeksiyon hastalıkları, gut, artrit, anemi ve birçok hastalığın tedavisinde kullanılmıştır.
Besleyici olan yaprakları esansiyel aminoasitleri, fitokimyasalları, kalsiyum, demir, fosfor, potasyum gibi mineralleri, A, C, E ve B grubu vitaminleri içermektedir. Yaprakları çiğ olarak salata şeklinde tüketilebileceği gibi sebze yemeği yapılarak da tüketilebilir. Et, tavuk, balık ile zenginleştirilerek besin değeri daha da artırılabilir.
Toz halinde öğütülmüş moringa ise yiyecek ve içeceklere eklenerek de kullanılabilmektedir. Yapılan çalışmalar 1 yemek kaşığı toz formun 1-3 yaş arası çocukların kalsiyum ihtiyacının %40’ını, protein ihtiyacının %14’ünü, demir ihtiyacının %23’ünü ve A vitamini ihtiyacının da büyük bir kısmını karşıladığını göstermektedir. Hamilelik ve emzirme döneminde de annenin demir ve kalsiyum ihtiyacını karşılamada yararlı etkileri görülmektedir.
İçeriğinde bulunan A, C, E gibi antioksidan vitaminler ile diyabetin iyileşmesinde, kansere karşı mücadelede, bağışıklık fonksiyonlarının güçlendirilmesinde, enfeksiyonlara karşı vücudun savunulmasında önemli rol oynar. Anti- inflamatuar etkinliği ile de gut hastalığında meydana gelen iltihap ve ağrıları azaltıcı etki gösterir.
Arjinin ve histin dahil birçok esansiyel aminoasidi içererek çocukların büyüme ve gelişmesine yardımcı olur. Dengeli aminoasit içeriği ile iyi bir bitkisel protein kaynağıdır. Demir içeriği ile kanda hemoglobin oluşumunu destekler. Kalsiyum içeriği ile dişler, kemikler için önem taşır. Akut dönemde kemik kaybının önlenmesinde ve osteoporoz tedavisinde önerilmektedir.

3 Maca Tozu

macha-tozu
Maca ,Peru Andes dağlarında büyüyen bir bitki kökü olmakla birlikte yüzyıllardır Perulular için bir besin kaynağı olmuş ve bu kökü Perulular tıbbi amaçlar için de kullanmışlardır. Fiziksel görünümü şalgama benzeyen maca bitkisi, öğütülerek granül halinde kullanılmaktadır ve bitkinin kökünden Maca tozu elde edilmektedir.
Maca tozu; karbonhidrat, protein, lifin yanı sıra 19 kadar amino asit, potasyum, kalsiyum, çinko, selenyum, demir, iyot, bakır ve magnezyum içermektedir.  Ayrıca linolenik asit, palmitik asit, oleik asit, steroller ve polisakkaritler içerir.
Aşırı yorgunluk, bitkinlik ve halsizlik hissine karşı enerji seviyesini yükseltmeye yardımcı olur. Fiziksel ve duygusal (zihinsel) dinginlik hissi verir, konsantrasyonu artırır. Kuvvet, dayanıklılık ve atletik performansı destekleyici etkisi vardır. Strese karşı etkilidir. Maca, p-methoxybenzyl isothiocyanate adlı bir kimyasal içermektedir, bu kimyasal kısa sürede afrodizyak etki yaratmaktadır. Hem erkek hem de kadınlarda libido, cinsel istek arttırıcı, doğurganlık ve doğal hormon dengeleyici etkisi vardır. Kısırlık tedavisi, sperm kalitesini artırmakta kullanılmaktadır. Menopoz semptomlarının azaltılmasına yardımcı olur.
Maca tozu, pankreas, hipofiz, tiroid bezi gibi endokrin sistemini dengelemekle birlikte osteoporoz, depresyon, mide kanseri, lösemi, HIV/AIDS, tüberküloz karşı koruyucu ve bağışıklık sistemini güçlendirici olarak tüketilebilir.

4 Chia Tohumu

chia-tohumu
Chia tohumu, adını maya dilinde “güç” anlamına gelen kelimeden almıştır ve 2016 star besinleri arasındayken 2017’de de sıklıkla kullanacağımız star besinlerin başında gelmektedir. 1 tatlı kaşığı chia tohumu, 1 kase yulaf kadar lif  içermektedir ve günlük önerilen lif ihtiyacınızın %42’ sini karşılar. Ortalama 2 yemek kaşığı chia 139 kalori, 4 gram protein, 9 gram yağ, 12 gr karbonhidrat bulunur. Chia tohumu, demir, kalsiyum, Omega 3 ve Omega 6 açısından zengindir. Somondan daha fazla omega 3 yağ asidi içerir. Omega 3,6 esansiyel yağ asitleri mutlaka günlük beslenme de yer almalıdır çünkü EFA’lar (esansiyel yağ asitleri) yeni hücreler oluşturmak ve vücudun çeşitli işleyişlerini düzenlemekle görevlidir. 1 tatlı kaşığını chia tohumu, yağsız süte oranla 3 kat daha fazla kalsiyum içermektedir. Yulaf, yoğurt ve meyve karışımlarına ekleyerek yada akşamdan süt ile birlikte bekletip şişirilerek tüketilebilir.

5 Amarant

amarant
Kinoanın tahtını sallamaya aday olan Amarant, yüksek protein içerikli bir tahıldır. Kinoaya benzer besin değerleri içermektedir. Kalsiyum, bakır, demir, magnezyum, B2 vitamini, folik asit, fosfor, potasyum ve çinko açısından da zengindir. Pek çok tahılda bulunmayan lizin aminoasidini içermesi, amaranta “tam protein” kaynağı özelliğini kazandırır. Yüksek lif içeriği sayesinde bağırsaklara oldukça faydalıdır. Kanser ve kalp hastalıklarına karşı koruyucu etki gösterir. Haşlayarak salatalara, çorbalara, pilav yerine veya dolmalarda kullanılabilir.


Arkadaşlarınla paylaş!